13 Mart 2011 Pazar
Kendime Sorular-1
yani ne desem bilmiyorum. neyi nasil soyleyecegimi de bilmiyorum. dur bakalim parmaklarimi hareket ettireyim belki birseyler cikar diyorum kendi kendime. bazen takiliyorum o hep eski gecmise. cok da dusunmemek lazim en iyisi diyorum. ne guzel olurdu cok yalin bi yasamim olsaydi. hic yargilama sorgulama becerim olmasaydi. basima gelenleri, duyduklarimi, okuduklarimi, dusunduklerimi, planladiklarimi, hicbirseyi bir kefeye koyup gonlumde ya da aklimda anlamlandiramasaydim. cikamasaydim hicbir isin icinden. iste belki de o zaman birseyleri elde etmis olurdum. tam bu dusunceye variyorum o sirada da tersini savunur buluyorum kendimi. acaba mutlak bi denge mi beni yoneten? yoksa bu dengeden mi guc aliyorum. ya da en basiti sanirim ben zitliklari seviyorum. herkesin sevdigini sevmemek ya da herkesin sevmedigini sevmek beni farkli mi yapiyor. yoksa bu cok kolay kesfedilebilecek yalanci bi marka imajimi. bilmiyorum. belki birgun birisiyle tanisirim ayni bunlari dusunen. belki uzun uzun sohbet ederek dogruyu buluruz. ya da bizi en cok kandirabilecek dogruya en yakin yalanlara inandiririz kendimizi. en kolayi da o degil mi? hicbirseye ihtiyacin yok, sadece bir kac sinir impulsuna beyninde ordan oraya hareket edebilecek. karnini doyur yeter basitligine indirmem mumkun mu hayati? ya da dogrusu bu mu? aslinda en guzeli klaveynin kirilacagi parmaklarin yorulacagi gune kadar dusunmek, ve hep en iyisini ummak. ben oyle yapiyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)