11 Mart 2013 Pazartesi

ağır

bağışla demişti sevdalarına nejat. korkularının gitmesini istemişti sadece. ayrılıkları yaşamak lüks ise birisi için kendini sevmiyor denebilir mi? şekline aldanmak canını yakıyorsa peki? ne istediğini bilmesi gerekmez mi bunca yıldan sonra? ama yarinin peşindedir o, bir yerlerde neler yapıyor acaba sorularındadır her zaman. 

düşler her zaman ağır şeyler yükler omuzlara. olmadığımız bizi düşündürür. olmak istediğimizden bile emin değildir. aşk da öyle. en karanlığa götürür, mazeretlerine aldanmaz insanın sol tarafındaki yangının. kimse de görmez düşerken ateşlerden. yangın giderek büyür. ve yorulursun. yalnızlığın en teorik anlamının anlaşılması en güç dehlizlerinde kendi içinde kaybolarak yolunu bulursun nadiren. ancak nereye gideceğini bilmeden, gelen her rüzgarla düşlerinin, aşklarının peşinde koşar gidersin. günün sonunda kan ve revan kalır günlükte, hatıralarda. yelkenin dimdik ama paramparçadır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder