11 Mart 2013 Pazartesi
Milena'nın cevabı
beni hiç teselli eden olmamış şimdi baktım ve gördüm. hiç kimse destek olmamış, gaza getirmemiş, üzüldüğümde sırtımı okşamamış, hayal kırıklıklarımda geçecek dememiş, güzel ve etkileyici sözlerle ruhumu iyileştirmemiş, olmamış orda ihtiyacım olduğunda. ben hep yalnız yaşamışım hayatımı, üzüntülerimi, korkularımı, vazgeçişlerimi, kararlarımı, sabırlarımı, başarılarımı, hayal kırıklıklarımı, sevmelerimi sevilmelerimi, aşklarımı. ne çok sevmişim. hiç mi gülmemiş derseniz sana, sanırım gülmemiş, ya da birisi şuna da gül dediğinden güler gibi yapmış. ne çok yalnızlık görmüşüm, tek kalmamışım hiç ama hep yalnızmışım. hiç kolay olmamış herşey. zorundan gitmişim hepsinin yolların ama hiç de ağlamamışım yolun ortasında. Frank Sinatra gibi My Way diyebilirmiyim bilmiyorum ama kendi yolumdan gittiğim kesinmiş çoğu zaman. yenildiğimde de kendi yolumdan yendiğimde de. yenmek mi? kimi? işte onu hiç bilmiyorum. bu mücadele hep sürecek sanırım. aydın olacak belki bir gün oda ama karanlıktan başkasını bilmeyene felaketten başka ne getirir aydınlık? bazen Kafka olası geliyor insanın ya da Milena. Mektubu gelince sevinen bir Haluk da olabilir belki de. hiçbirşeyden emin olmamak çok kötü birşey. yalnız gitmek ise bir tercih olur en fazla. yalnız yalın halde, kimseye hesap vermeden, kimseye yük olmadan, kimseden birşey beklemeden; en fazla sevip sevilmeden gitmek. o zaman da benden çıkmaz mı sorumluluk, sevdim, sevmeyenlerin sorunu olmaz mı o? ne çok kin, nefret, sevgisizlik var şu dünyada, acımasızlık, anlayışsızlık; biraz bunların tersinin denk gelmesini istemek küstahlık mı; şansa güvenmek ve çaresiz olmak mı? hayır. bence sadece insanlık, çaresiz, aciz ve umutsuz bir insanlık içimdeki ve şansımdaki.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Baktigin yerden goruyosan dunyayi, ve sikayetci oldugun herseye sımsıkı sarilmissan galiba bunu yasamaya mecbursun
YanıtlaSilsevgili bayan milena’ya,
YanıtlaSilsize önce prag’dan, ardından da meran’dan yazdığım kısacık mektuplarıma kesinlikle cevap beklemiyordum. umduğum gibi karşılık yazmadınız da sevinmem gerek. sessiz kaldığımız her gün iyi olduğumuzun işaretidir. bu yüzden sevinmem gerek ki, iyi olduğunuzu bildiğim için..
yarım kalmış bir düş gibi. önümden geçip gidiyorsunuz. masalar, sandalyeler, geçtiğimiz yer, hatta elbiseniz bile gözümün önünde. yüzünüzün, ayrıntılarını çıkaramıyorum. kötü bir yarım düş olsa gerek bu. çok ilginç, hem de çok..