20 Ağustos 2013 Salı

adam gibi yenil


Kuşkular her zaman var kalbinde değil mi? Hep de olacak. Gördüğün insanları hep düşüneceksin, hiç aklından çıkmayacak bazıları. Hani derler ya 7 yılda bir bir insanın arkadaşları neredeyse tamamen değişirmiş diye; doğru mu bu? Doğruysa çok acımasız değil mi zaman çizgimiz? Çok pervasız değil mi her sevişimiz ve her düşüncemiz? Kolayca gelip gidecek, akıp gidecek zamanın acımasızlığı değil mi aslında alnımızdaki her çizgi? Elimizde mi düzeltmek ya da kontrol etmek? Değil sanırım. Elimizden geleni yapmaksa çoğu zaman gerekli olan, biz zaten yapmıyor muyuz bunu? Elinden geleni yapmadığını farkettiğinde insan zaten yenilmez mi en başından? Söylemek gerek sanırım. Söylemek ve hiç susmamak bazen ve o en önemli anda susmak. Bazen birini görürsün ve ayakların hiçbir yere gitmek istemez. Duygularını en iyi ifade edebildiğin şekilde yaşatmak ister. Yazıyla, resimle, müzikle ama çoğu zaman da üzüntüyle, çaresizlikle ve birçok keşkeyle. Keşkelerden arınmış bir hayat için elimden geleni yapmaya söz verdim. O hernerde ise onu bulmaya söz verdim. Yılları özgürce ve fütursuzca harcayan her bana inat bu sefer onu ben istemeye karar verdim. İstiyorum. O istemese de oralarda bir yerde elimden geleni yapıyorum. İste, savaş, yenil, ama her seferinde daha iyi yenil.