+ ama ben sana hep yakındım zaten :)
- Allah razı olsun.
+ e hep söylendim. neden yaptım bilmiyorum. sürekli mıymıntılık yaptım. uykum var yorgunum, hastayım. zart zırt.
- Senin app boğalar iyi dinleyicidir diyor. onu okumuşsundur.
+ yes taurus you are in deed.
- birisinin sadece mutlu sözlerini dinlemek istiyorsan sana arkadaş değil yancı derler. senin yakınmalarını dinleyip sana çözümde yardımcı olmayacaksam evime ateş düşsün zaten.
+ ahaha. tamam be tamam.
30 Aralık 2013 Pazartesi
yavan olan yalan dolan
çok ile iyinin çelişkisine adanmıştı bir ömür. çok mu olsun derken azda kalan, iyi olsun derken yavan olan yalan dolanın hikayesiydi.
sevmek iyiydi güzeldi de; kimse söylememişti ki neyi nasıl ne zaman diye. çok sevmek için yazılırdı bazen ağıtlar, iyi sevmek için olmazdı çabalar, en sonunda da kayıp, sessiz bir hüzün ve ezelden ebede kardeş iki damla suyun yer çekimine teslim oluşuydu isyanımız çoğu zaman.
ters düz olan derimizin altındaki izlerde saklıyken her anımız, her anımızı abartmakla son bulurdu duyguların kendimize sövmesi.
sevdik be. çok sevdik. ama ne kadar sevildik? ölçüsünü bilen gelse de anlatsa dediğin her imkansız duyguya dolanan ellerin, boynundaki kaşkolda kalan parfümün, ağırca kapanan gözlerin, biraz da yorulmuş sesin. soğuk mu hava senin için?
üşüsün istiyorsun herkes de sen neden ısınmazsın? ısınamaz mısın yoksa? yoksa hep mi istersin ellerini biri ısıtsın ve sen gene her zamanki gibi tatmin olama kendini parala ve yazık olsun hayata.
sevmekten yorulmamaya and mı içtin dostum, nedir bu azim. sevmek zorunda değilki seni hayat. neden hala kabullenemiyorsun yenilmeyi. varsın bu sefer de yenil, diğer seferler gibi.
bu sefer yenil ve de ki sevilmedim. sevmedi. yansa da sol taraf, ileriye devam edecek ayaklar, çatacak kaşlar, yere bakacak gözler ve gene dumanda nefes alacaksın. tam içine çekerken birçok keşke içinde tüm herşeyi anlayacaksın.
ya da gene zannedeceksin. bıktım artık tespitlerinden! etme gene. bırak öyle kalıversin. köşelere doğru incelen gözlereydi senin eğimin. kumralım şarkısına tepki olan hepsineydi özlemin. ellerinde beyaz martıları göreceğin günler de belki gelir. ya da gelmez. en azından deniyorsun. yaşıyorsun. o da birşey.
sevmek iyiydi güzeldi de; kimse söylememişti ki neyi nasıl ne zaman diye. çok sevmek için yazılırdı bazen ağıtlar, iyi sevmek için olmazdı çabalar, en sonunda da kayıp, sessiz bir hüzün ve ezelden ebede kardeş iki damla suyun yer çekimine teslim oluşuydu isyanımız çoğu zaman.
ters düz olan derimizin altındaki izlerde saklıyken her anımız, her anımızı abartmakla son bulurdu duyguların kendimize sövmesi.
sevdik be. çok sevdik. ama ne kadar sevildik? ölçüsünü bilen gelse de anlatsa dediğin her imkansız duyguya dolanan ellerin, boynundaki kaşkolda kalan parfümün, ağırca kapanan gözlerin, biraz da yorulmuş sesin. soğuk mu hava senin için?
üşüsün istiyorsun herkes de sen neden ısınmazsın? ısınamaz mısın yoksa? yoksa hep mi istersin ellerini biri ısıtsın ve sen gene her zamanki gibi tatmin olama kendini parala ve yazık olsun hayata.
sevmekten yorulmamaya and mı içtin dostum, nedir bu azim. sevmek zorunda değilki seni hayat. neden hala kabullenemiyorsun yenilmeyi. varsın bu sefer de yenil, diğer seferler gibi.
bu sefer yenil ve de ki sevilmedim. sevmedi. yansa da sol taraf, ileriye devam edecek ayaklar, çatacak kaşlar, yere bakacak gözler ve gene dumanda nefes alacaksın. tam içine çekerken birçok keşke içinde tüm herşeyi anlayacaksın.
ya da gene zannedeceksin. bıktım artık tespitlerinden! etme gene. bırak öyle kalıversin. köşelere doğru incelen gözlereydi senin eğimin. kumralım şarkısına tepki olan hepsineydi özlemin. ellerinde beyaz martıları göreceğin günler de belki gelir. ya da gelmez. en azından deniyorsun. yaşıyorsun. o da birşey.
13 Aralık 2013 Cuma
Cookie Monster maviydi ama çevresi kötüydü
Vay arkadaş ya. Vay arkadaş gerçekten.
O kadar teori üretilir, o kadar fikir sarfedilir ve o kadar da bu iş üstüne düşünülür de birisi çıkıp sormaz “Kardeş bunlar rasyonel mi? Bu kız milletinde bu düşüncelerin analitik bir karşılığı var mı” diye.
Ben söyleyeyim sevgili okuyucu, yok. Çok net yok.
Bugün olan şey çok şeyi değiştirdi hayatımda. Ama o farkında değil. Çünkü o beni tanımıyor ve onun için sadece “eli kalem tutan ve zamanlaması şanssızlıkla örülü halde kötü olan bir adamım”. Bilse ki bana söylediği şey, mesela şöyle diyelim birisinin size kötü bir söz söylemesi (lets say “aptalsın” olsun) sizi 10 birim üzüyorsa, benim bu duyduğum şeyin beni 10^10 birim üzdüğünün farkında değil. Çünkü ona göre erkekler duygusal olamaz, romantik olamaz ve onlara ne söylersen söyle empatiklik dağına onlar çıkamaz ve hep sığ sulardaki balıklar gibi yatayda ilerlerler. Öyle düşünüyor o bence.
Arkadaş bana bir koydu, anlatamam. Devam..
Diyor ki “akıllı adam da zor arkadaş”. Ya sevimli gibi bir cümle değil mi? Değil. Diyor ki aslında akıllı adam seviyorum ama akıllı adam can sıkıyor diyor, akıllı adamla uğraşılmıyor diyor. Farkında değil ki akıllı adam ne istiyor? Akıllı adamın derdi ne? Sormuyor, etmiyor, siliyor.
Delete çok kolay yerde klavyede çünkü.
Oysa ki sayın okuyucu, şöyle kolay bir seçeneği var tüm kızların. Birkaç adımda kolaylıkla üstünüzü çizebilir; diyebilir ki zamanlaman kötü, diyebilir ki seni sevmedim git sen diğeri gelsin, diyebilir ki ama ben seni arkadaş olarak görüyoruuum (bunun diyenin cehennemde bile yatacak yeri yok) ya da diyebilir ki gerçekten ben kötüyüm, dengesizim, ergenim o nedenle konuşma benimle.
Aaa noldu şaşırdık galiba hep beraber (dış ses: evet evet evet ben de şaşırdım değil mi evet hep beraber şaşırdık). Neden? Çünkü böyle bir mantık yok. Dünyanın hiçbir yerinde yok. Şaka gibi. Bir teklifin reddi ancak bir teklif geçerli olduğunda olmaz mı? Durduk yere yenen bir hayır tuğla değil de nedir?
Siz siz olun bir kızın “arkadaşı” olmaya çalışırken sakın ha durum değerlendirmesi yapmayın. Aldığınız eğitimi, dünya görüşünüzü, fikrinizi, bakış açınızı, herşeyi unutun. Çünkü o gerçekten bir gizem ve durum değerlendirmesi dendiğinde sizi çaresiz bir canon yazıcı olarak algılıyor.
Durum çok kötü. Yok lan konuşması çok güzel onunla :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
