8 Ocak 2014 Çarşamba

tuşlu telefonum varken daha mutluydum

çaresizliğin dibine vurduğunda inanç kalır geriye sadece tutunmak için. inancın da bittiğinde tutunmaya ihtiyacın da yoktur, takatin de. anlamıyorum çoğu şeyi. seni de anlamıyorum, kalemi de anlamıyorum, sözleri de cümleleri de. tuşlu telefonum varken daha mutluydum. bundan çok eminim.

şimdi şurdan çıkıp gelsen ya; desen bana "nasılsın?"; iyiyim sen nasılsın desem, sonra elimden tutsan bir yerlere götürsen, oraya gitmek için değil, beraber gitmek için. Sonra desen ki "ben aslında, ya ben aslında..neyse" ve kararsızlığını benimle paylaşsan. belki bi karar alınırdı o vakit.

çok zor iştir ya sevmek. ama imkansız değil. azcık çaba. azcık istek. biraz da kurabiye.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder